İnsan ister istemez aklına takıyor tabii. Yani insanız en nihayetinde.. Açık konuşmak gerekirse çok acayip duygular içindeyim şu an. Yani böyle bir garip yaa... sanki bir şeyler kopup gitmiş de ben hala acısını yerinde sızım sızım hissediyorum gibi. Eski fotoğraflara bakıyorum ara sıra.. Ne hikmetse yıllardır hiçbirini silmemişim. Bunun bir anlamı mı var? Tabiki bir anlamı yok. Öteye atmışım geçmişi, ama silmemişim. Sanki değişen bir tek benmişim gibi geliyor. Yeni kitaplar çıkıyor, yeni filmler, yeni şarkılar... Ve bana her şeyi hatırlatanlar sanki hiç eskimemiş. Benden başka kimse yaşlanmamış. Herkes dinç, sağlam, mutlu ve her zaman ki gibi kibirli.
Sanki değişen bir tek benmişim gibi geliyor. Yemekler aynı, tat tuz desen ona keza. Acı soslar, kokular, tarifler...
Her şey aynı, onlarda aynı kalmışlar ya da aynı kalıp, farklı hayatlar kurmuşlar. Aslında değişen pek bir şey yok! Oyunlar ve sahneler hep aynı. Değişenler sadece oyuncular. Söylenen sözler aynı, kıskançlıklar aynı, buluşmalar aynı, bakışmalar,öpüşmeler aynı...
Sanki değişen bir tek benmişim gibi geliyor. Duruşlar aynı, tanışmalar, selamlar, sevgiler, hürmetler aynı... El tutuşmalarımız aynı bekleyişlerimiz de. Sanki bir tek ben yorulmuşum gibi geliyor. Çabalamış, ama tam olarak unutamamış. Düşünüyorum da.. Çok uzun yıllar olmuş. Yaşamış ve harcamışız. Uzanmışız tutamamışız. Yakaladığımızda salıvermişiz.
Sanki değişen bir tek benmişim gibi geliyor. Baharı özlemiş, kışa yakalanmış hep kışta yaşamış, ama en çok ilk baharı seven bir bahar çocuğu olarak kalmış. Her zaman bahar olan ayları sevdim ben. Baharda doğduğumdan olsa gerek. Yaşımı hiç olduğumdan büyük göstermedim ben.. Aaaa az kalsın unutuyordum. Lisedeyken onu tanıdığım ilk gün yaşımı daha büyük söylemiştim. Bilemiyorum neden.(?) Belki çok büyüktür ve bana bakmaz diye düşünmüşümdür kim bilir :D (ah hiç güleceğim yoktu, iyi hatırladım:)
Herkesin fotoğraflarına bakıyorum, hiç kimse değişmemiş. Gülümsemeler aynı, aşık olabilmeleri bile daha hızlı. Yani her biri yılların etkisiyle çok hızlanmış. Dünya bile aynı kalmış, hatta yerinde saymış. Sanki o durmuş sadece ben dönmüşüm gibi..
Hıdrellezlerde yakılan ateşler, atılan göbekler, her sene aynı ağaçlara asılan dilekler, kısmet bekleyen kızçeler... Her biri aynı. Sanki değişen bir tek benmişim. Susayan, acıkan, üşüyen herkes aynı. Sanki bir tek ben yaşlanmış, küsmüş, uzaklaşmış ve sadece ben yara almış gibiyim. Sanki herkes küstüğü aşkla hemen barışmış, olanları kabullenmiş, aşkı affetmiş. Sanki bir tek ben aşktan korkuyormuşum gibi geliyor. Yaşlı bir teyzenin riske atacağı zamanının olmadığını düşündüğü gibi. Büyüdüğünde unutursun diyen anneler gibi...
Bir tek ben aşktan korkuyormuşum gibi geliyor. Bir tek ben aşka küsmüş ve yıllardır affedememişim gibi.
Hayat hızlı, zaman hızlı, ölüm hızlı. Sevgiler bile hızlı artık. Şimdi arkama dönüp bakıyorum da aman deyip korktuğum her şey başıma gelmiş. Büyük söz edip büyük lokmalarla da avunmuşum. Sanki bir tek ben affedemiyormuşum gibi geliyor. Kimi? Kendimi. Herkes çoktan kendiyle barışmış. Sanki herkes kocaman adam olmuş, bir tek ben büyümemiş ve her zaman çocuk kalmışım.
Gözde Kutlu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder