30 Aralık 2010 Perşembe

Yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgi...

Neyin, ne zaman ve nasıl olduğunu kestiremeden,
İrili ufaklı hayallerde kurarken bir yandan...
Gerçeğin ortasına o anda bırakır hayat,
nereden geldiğini şaşırırsın.
Ölüm...
Sana uzak gibi görünen, ama en yakınına sokulmuş, ölüm.
Sana bu kadar yaklaştığında
Evine kadar gizlice girdiğinde
ve senden senin canını değil, 
sevdiğini aldığında hissedersin acısını.
ve işte o an artık tokat yenmiştir.
Hani kurşun yediğinde ilk başta anlamaz, hissetmezsin ya 
işte ona benzer bir şey.
Yakınında olduğunu hep hatırlatmıştır, ama sen acıyı ilk başlarda hissetmemişsindir.
Ve biri senden gidince, gerçekler gözler önündedir.
Nefessizlik yavaş yavaş serilir tüm vücuduna
Duvara yaslanırsın, hafif bir yutkunursun.
sonra yeniden sarsılırsın
sonra ben gidiyorum ya, gerçekten gidiyorum.
hayat kurşunu atmış, ama şimdi hissediyorum. 
sanki sonsuz bir ışık ileriden beni çağırıyor.


Gidiyorum ben haydi  beni uğurla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder